günüm güzel başladı güzelde devam etti..keyfim süper:))
Çağlayan beyle dışarı çıktık,müşteri ziyaretleri yaptık,güzel feedbackler aldım,satışlar oldu...
yolda durdurup şıklığıma bakmak isteyenler bile oldu dururp durup:))
kısacası bugün iyiyim güzelim,süperim,keyfim gıcır:))
bütün bunların üzerine bişey söylemek istiyorum,Çağlayan beyi seviyorum:))
03 Kasım 2009 Salı
29 Ekim 2009 Perşembe
29 ekim cumhuriyet coşkusu...
30 ağustos kadar güzel geçmesede benim için,hava süper...hem güneş var hem yağmur,hemde gökkuşağı...çimler ıslak,çiçekler yıkanmış,pırıl pırıl güneş...
görülmeye değer:)
27 Ekim 2009 Salı
27 ekim 2009 23:32 salıyı çarşambaya bağlayan gece...
bir gün daha bitiyor...
güneş daha geç doğup daha erken batıyor artık,ama güzel herşeye rağmen...
herşeye hemde...
şuan içimden geçenleri yazmaya kalksam sabaha kadar yazarım ama o kadar karmakarışık ki...nasıl toparlıycamı bilmiyorum.
bi vazgeç diyorum kendime bi devam et,bi seviniyorum bi üzülüyorum,bi sinir oluyorum ağlıycak kadar,sonra gülüyorum boşverip...
bi okuduğum kitapların içinde oluyorum bi yaşanan hayatlarda...
bi çok seviyorum bi nefret kusuyorum...
neresinden tutsam diğer tarafta geliyo...
en iyisi kalsın öyle.
sevgiler..
11 Ekim 2009 Pazar
sıkıntılı bir pazar....
uzun zamandır unuttum o denize karşı akyakalı marmarisli pazar kahvaltılarımı..
bütün hafta boyunca ayaklarımı denize sokmak istiyorum diye söylendim durdum...
ayaklarım suda sahil boyu yürümek istedim aslında ama olmadı...
yaylaya gittik dün annemlerle,5 çayı için...
havalar hala güzel...tam son bahar...yapraklar dökülmüş ama güneş var hala..
ağaçlarda hala tek tük incirler,bağlarda üzümler...
ayvalar sararmış,ağaçlar yıkılıcak ayvadan...ki derlerki eskiler:ayva çok olursa kış da çok olur.
soğuk bi kış bekliyor bizi.
soğuk ve yalnız bi kış...
not:güneş daha az aydınlatıyo belki gittikçe...hergeçen gün biraz daha gün yüzünde herşey,herkes...
19 Eylül 2009 Cumartesi
sevgimin haddi yok benim,çok seviyorum seversem...herşeye rağmen seviyorum.herşeye hemde...
sevmeyi seviyorum çünkü birazda.
sevdiğim zaman bırakamıyorum öyle kolay kolay,görmüyorum eksik yitik,kötü taraf...
ama bazen tek bir cümle...yetiyo o içimden taşan sevgimi soğutmaya=(
şeker gibi...
bayramdan önceki son gün...
mezarlık ziyaretleri,bayram alışverişleri,iyi dilekler...seviyorum bayramları,ama hergeçen gün daha az...
sırf çocukluğumdaki bayramlar gibi olması için yeni elbiseler aldım,güzel güzel çikolatalar,baklavalar,börekler...ama tadı yok.eksiliyoruz çünkü her geçen gün.azalıyoruz..değerlerimiz azalıyo,arayıp sormalarımız...
keşke çocuk kalabilseydik...babanem mendil verseydi,dedem harçlık...
herkesle bayramlaşılsaydı...küslükler kalmasaydı...
ama olsun gene herşeye rağmen bayram,bayram...
sabah babam namazdan gelmeden kalkılır,hepberaber kahvaltı yapılır,bayramlıklar giyilir eller öpülür,kucaklaşılır,uzaktakiler özlenilir...
güzel olur gene,bayram bayram olur=)
iyi bayramlar herkese...çocuk gibi kutlayabilenlere...çocuk kalabilenlere...
10 Eylül 2009 Perşembe
spk-izin-düğün
2 gündür evdeyim,ders çalışıyorum haftasonu spk sınavım için.izin aldım ve izinli olmak güzel bişiymiş:))
2 dersim var ve ikisinden de 90 almam gerek...buda 25 sorudan 23 ünü eksiksiz yapmam demek..biraz zor gibi görünüyo ama imkansız diil...elimden geleni yapmak için , sınavı alınnca kutlama yapmak için,şık bi akşam yemeğinde şampanya patlatmak , cohen eşliğinde dans etmek için söz verdim çünkü:))
***
bugün içim fıkır fıkır...yerimde duramıyorum...3 hafta öncesine dönmek istiyorum mesela...havuza karşı odada uyanmak,1,75lik havuzda yüzmek balıklar gibi,F.abinin müziklerini dinlemek , sonrada şinitsel yemek istiyorum...kristal ışıkların altında dans etmek istiyorum:))
***
elçin evlendi geçen hafta,nihayet mutlu sona ulaştı sezgin elçin aşkı:)
seviyorum düğünleri,mutlulukları..süper bi düğün oldu.barbie bebek gibi bi gelin,yakışıklı bi damat.
böyle mutlu çiftleri görünce insanın evlenesi geliyo:)
***
herkese mutlu günler...sevgiler...
23 Ağustos 2009 Pazar
berbat geçen bi cumartesi akşamı gittik ören'e.denizin kokusu bile yetti kafamı temizlemeye.yorgundum...sabahında denize karşı uyanmak gibisi yokmuş oysa.
güzel bi kahvaltı yapıp gittik begümle.çarşaf misali bir tek kıpırtı yoktu denizde.10 metrelik bi yerde bile denizin dibini görebilicek kadar berraktıda.hiç çıkmak istemedim.ellerim ayaklarım buruşunca dedi begüm:hadi çıkalım artık diye.denizin ve güneş kreminin kokusuna bayılıyorum...hele ki denizden çıktıktan sonra demlenmiş bir bardak çaya...hayatımın hiçbir anında çay bu kadar güzel gelmez bana:)
denizin kumun güneşin güneş kreminin tadını çıkardım bu yaz hiç çıkarmadığım kadar.
güzel bi gündü...dinlendim...
daha uzun olmasını isterdim oysa.
haftaya 2 gün olucak,çok daha güzel çok daha eğlenceli olucak...biliyorum.:)
15 Ağustos 2009 Cumartesi
Can Yücel'den...
O’nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O h...üzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çeki...yorsanız bu hislerin... O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain... sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O’ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa, ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa... dünyanın en güzel yeri O’nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse... hayat O’nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O’nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar... her şiirde anlatılan O’ysa... her filmin kahramanı O... her roman O’ndan söz ediyor, her çiçek O’nu açıyorsa... bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa... iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa... eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O’nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O’na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız... kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü... özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu... hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız... O’nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse... gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O’nun yüzü suyu hürmetine... uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa... dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız... kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa... Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla... ...o halde yarın sizin gününüz!.. "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.
...
29 Temmuz 2009 Çarşamba
....
kötü bi gün...hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum , boğazımda düğümlenen bisürü şey.sanki koca bi yumru.
uyusam yada yok olsam bi süre...mücadele edicek gücü bulamıyorum kendimde.yuvarlanıp gitme hali.ne dur diyebiliyorum nede yön değiştirebiliyorum.en büyük desteğim A. yok yanımda.o kadar belli ki eksikliği.
yarım yarım herşey...
O yok,babası rahatsız,babam hasta,annemin beli kırıldı...ve ben yalnızım.şubede işler hiç iyi diil,stresli günler geçiriyorum.kimseye belli edemiyorum.ayakta durmaya çalışırken içten içe çöktüğümü hissediyorum...
"O"nun yokluğunu fırsat bilip üzerime geliyo herkes.karşı koyamıyorum.hata yapmaktan başkalarını üzmekten korkuyorum.
adım atamıyorum,üzerimde bin ton ağırlık sanki...
ve nasıl hafiflerim,nasıl omuzlarım dik yürürüm nasıl silkelenirim bilmiyorum...
yalnız bir kişi var yanımda,bir kişiye dökebiliyorum içimi,bir kişi sildi hastanede babam odada acı çekerken gözyaşlarımı...bir kişi gözyumdu gelgitlerimi...bir kişi derdimi dert edindi,sevincimi sevinç...
mesafeler çok şey götürüyo senden dedi sadece bigün...ama bilmeliydi uzaklık dahada ekliyomuş bende.ona duyduklarım gibi...
teşekkür az ona...ama lugatlarda yok tarifi!!
10 Haziran 2009 Çarşamba
o kadar uzun zaman olmuşki yazmayalı...en son A. ile kavga ettiğimizi yazmışım mesela.ama üzerinden o kadar çok şeyler değişti ki...
melera o artık askerde...27 mayıstan bu yana asker.öyle ağladım öyle üzüldüm ki...sanki bi kolum bi bacağım bi gözüm bi kulağım yok gibi artık.şehir onsuz bomboş.hiçbişeyden keyif alamıyorum..ne yediklerimden doyuyorum ne eğlenebiliyorum.dışımdan gülüyorum ama yokluğu eksikliği hep içimde...
geçenlerde annem pilav yapmış mesela...ve annemin pilavını çok sever o.bi kaşık aldım geçmedi boğazımdan sonrası.sanki koca bi yumru boğazımda.
heran eksik heran ... hayatımda öyle bi yer etmişki farketmeden...telefonumun bile bi anlamı kalmadı sanki artık.o gece yatarken konuşmalarımız,sabah beni uyandırmaları...akşam iş çıkışı beni almaları...
onunla doğmuş gibiyim sanki...
hayatımda bu kadar eksik hissedicemi tahmin dahi edemezdim.zorlanıcamı biliyodum ama bu kadar diil!!!
aklıma geldiği her an ağlama hissi,her an boğazımda düğümler...
fotokopi odasına gidip ağladığımı o kadar iyi hatırlıyorum ki...müşteri karşımda zor yetiştim lavaboya yüzümü yıkamak için.
sabaha kadar ağladım ilk gece.sesini duymadan uyuduğum ilk gündü!
hele ki yolda onu uğurladıktan sonra saatlerce hıçkıra hıçkıra ağladığını öğrendiğimden beri aklımdan çıkmıyo.
Dilek anneme dedim ki:" bizim en büyük kazancımız birbirimizin mutluluğu kendi mutluluğumuzun mutluluğu olması"
o ağladı diye ben ağlarım,ben ağladım diye o ağlar.
daha nasıl anlatıyim ki...
çok zor dile getirmek,kelimelere sığdırmak...
08 Mart 2009 Pazar
Fenerbahçe-Sivasspor maçını izledim Fenerbahçeliler klübünde.
sonuç 2-0 Fenerbahçe galip.maç güzeldi ama ben gerildim yay gibi.
o 90 dakikanın 9 saniye gibi geçmesi için neler vermezdim....
yada orda hiçbişeyi takmayıp hıçkıra hıçkıra ağlamak için...
ağlamamak için kendimi tutmaktan,herşeyin boğazımda düğümlenmesinden,o üzülücek diye hiçbişiy söylememekten yoruldum artık:(
sinir oluyorum rahatlığına,hiçbişiy olmamış ,herşey normalmiş hayat çok güzelmiş gibi davranmasına sinir oluyorum.
surat etmemin bile dikkate alınmamasına,bide üstüne üstlük bikaç gündür neden bu kadar gerginsin diye sorulmasına dayanamıyorum.
sokağın başında beklerdim eskiden seni dedi.gülerek eskiyi yad ederken.
-"keşke sokağın başında beklediğin zamanlarda ki gibi olsa herşey" diyemedim sustum.
Aslı çok haklıydı:((

Depechemode yaptı gene yapıcanı,süper bi parçayla çıktı.3 kilometre öteden tanırım tarzını.kendini o kadar belli eder bende...ve wrong bence süper.
ilk powerfm de duyduğumda haftasonu şubede çalışıyordum,dayanamadım kalkıp dansettim,gözümü kapatığımda konser alanndaydım,müthişti:)
özlemişimm:)))seviyorum bu adamları...
****
bugün çalıştık gene şubede ve kampanya aramaları yapıyorduk mustafayla.önonaylı kredi müşterilerinden bi kadını aradım,uzun uzun avantalarını,nasıl kullanabiliceni falan anlatımaçık ve netti.durup durup sorduğu soru:"ne tür müşterileri arıyosunuz ki"ydi.
nasıl yani dedim,bütün müşterilerimizi arıyoruz.
söylene söylene kapadm telefonu.dönüp mustafaya dedim ki:"kadına bak,ne tür müşterileri arıyosunuz diye soruyo"
-"o.çocuklarını arıyoruz deseydin dedi ve ben koptum.hala da yarılıyorm gülmekten yazarken bile:))
çok güldüm çookkkk:)
****
H.ya sinir oluyorum,çokkk...ortaya laf söyleyip çekip gidişine,ukalalığına,üstünlük komplekslerine,...herşeyine.
1 hafta önce çılgınlar gibi eğlendiğim koca bi haftasonunu geçirdiğim o diil sanki...
geçen hafta bayılırken,çok severken bugün nefret ediyorum.arası yok.ya çok seviyosun yada nefret ediyosun.
Ada dedim kendi kendime,seni demorilize etmesine izin verme...ama gerçekten ediyo.anında düşüyo bütün keyfim.ne kadar az muhabbet,o kadar iyi.uzak durmakta fayda var!!
***
buakşam liseden arkadaşlarımla buluştuk,hepsininde 1-2 yaşlarında bebekleri vardı.çok eğlendim iyi vakit geçirdim,iyi geldi.yeni insanlarla beraber olmak , dahası özlediğin insanlarla beraber olmak güzel:))
yeni hayatlar,yeni hikayeler,yeni insanlar...
***
yarın hava güzel olsun...Sakız'a kahvaltıya gidelim,sahilde yürüyelim,mart güneşinde yanalım biraz,güzel bi pazar olsun.mesaiyle geçen bi cumartesininde acısını çıkartalım:))
26 Şubat 2009 Perşembe

elinde diilken güzel geliyo herşey,çekiciliği,merakı...elde etmek için her yol denenir.ama elde edince....
puffffff...kayboluverir bütün tılsımı.
Benjamin Botton mesela.
bütün hafta delirdim izlemek için,hafta sonu kaç seansta yer bulamadık,çırpındım ama nafile.
bugünn...
film bigisayarımda yatıyo,ben izliyim diye.ama benim ne fırsatım var ne vaktim,ne de isteğim artık.
24 Şubat 2009 Salı
Ohne Dich İst alles doof.

ilaçlarımla ve mendillerimle mutluyum:)
zira teşhis boğaz iltihabı ve şiddetli grip.neyseki kimse yormadı bugün beni ve sakin bigün geçirdim.haftasonuna inat:)
uzun amandır bu kadar rahat ve bu kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum,en son kuzen aslı,A. ve gökhanla gittiğimiz ve eğlenemediğimiz ozee veneu de çılgınlar gibi eğlenip dans ettim şarkılar söyledim.eğlencenin dibine vurmak deyimi tam halini almıştı o gece:)
günün sürprizi haleydi.izmirde olduğumu duyunca "dur bende geliyorum deyip atladı geldi kız.çılgınlıktı resmen ama güzeldi:)
hakkı,çağlayan,hale çok eğlendik.giderkende gelirkende...
hatta yolda giderken gülme krizlerine girip arabayı sağa çekip kaç fasıl güldüğümüzü hatırlamıyorum bile:)maşallah:))
üstüne üstlük o çok beğenip bulamadığım ayakkabıyı aldım nine west den.krem burnu açık ve topuklu:)
simsiyah mini elbise,simsiyah opak çorap ve krem ayakkabılarımı giyip çıkıcam cuma akşamı gidicemiz partiye:)
***
bacağımdaki nasıl oluştuğunu bilmediğim, hergün şekil değiştiren yara dahada derinleşti.basit bi şişlikti ilk gün ,sonra kızaran bi yara,sonra su topladı,bugünde iltihaplı kocaman bi yara oldu.bir haftanın sonunda!!
doktor farz oldu,stresten mi acaba??
***
geç çıkmalarımdan haftasonu eğitimlerinden bide üstüne hastalıklardan ne fitness kaldı nede pilates..yalan oldu hepsi:(
gene omuzlar düşük,gene yorgun vücut,gene mutsuz suratlar...:(
**
neyse iyi geceler size...
iyi bi uykunun üzerine iç ilaçları dedi doktor dursun=)
ihmal etmemek gerek=)
**
not:resim,kuzen alevin ev arkadaşının kocaman minderinin resmi:)
almanca,"sensiz hayat anlamsız" demekmiş.
hayat her şekilde anlamlı bence,ama bunu söyleyebileceğiniz birilerinin olmasıda çok güzel..
sizinde olması dileğiyle...
dediler gibi eğlendiğim süpper bi haftasonunun ardından halsiz bi vücut,travestiler gibi bir sesle hastayım:(
bütün eklemlerim,kemiklerim,başım ağrıyo.sabahın bu saatinde evdeyim,çünkü gitmedim işe,doktora gidicem.
öptüm hepinizi..
hastalıksız bir hafta diliyorum hepinize,boll vitaminli,neşeli:)
16 Şubat 2009 Pazartesi
1895 euroluk motoğraf makinası alıp, bisürü gülen yüzler çekmek istiyorum,siyah beyaz,renkli ama eski gibi bisürü resim...
***
bono trade yapmak istiyorum snra...
***
sahneye çıkıp nil'in şarkılarıyla karaoke yapmak istiyorum
***
mehmet aslantuğla arzum onan(!!!)mutlu olsunlar istiyorum:)
***
bu hafta süper geçsin istiyorum,hedefler tutsun,geçsin patlasın hatta...ziyaretler coşsun,bisürü insanla tanışılsın.
hava hep güneşli olsun,akşamları erken çıkılsın,yüzler hep gülsün..
heppp....
15 Şubat 2009 Pazar
sevgililer gününü sevmiyorum demiştim ama şaşırttı beni:)
müthiş bi akşamdı,sürprizler,gerçekten sürpriz olan sürprizler,şampanyalar,lilyumlar...ve çok daha fazlası.
teşekkürler sevgilim:)
14 Şubat 2009 Cumartesi

sevgililer günü...
heryer kalp figürleriyle dolu.sabah spora gitmek için erkenden uyandığımda pencereden bakarken evin önünden 3 tane eli çiçekli motorlu kurye geçti.sonra A. ile spora giderkende gördüm.
şu durgun piyasaya biraz canlılık kazandırmış olsa gerek sevgililer günü.
çiçekçiler,kuyumcular,hediyelik eşya satanlar...
ticari kaygılarla çıkarılmış günler gibi geliyo bana.
çünkü hergün sevgililer günüdür,heran sevgili anıdır bana göre.
yemeğe çıkmak için,yada ona hediye almak için bugünü beklememli insan...böyle günlerde hediye beklentisi zaten oluyo,alıştırıldık,ama hediye beklenmedik anda verilmeli,sürprizler öylesine bianda yapılmalı...sürpriz sürpriz olmalı gerçekten.
***
ama nolursa olsun herkesin sevgililer gününü kutluyorum.sevgili olsun hayatınızda,mutlu olsun sizde olun...
***
sevgiler...
13 Şubat 2009 Cuma
siyah bilekte botlarım,siyah opak çorap,yıllar öncesinden kalan siyahminik pileli eteğim,üzerine kırmızı balıkçı yaka kazağım,kıpkırmızı trençkotum...
bugün çok beğenildi,çok iltifat aldım:)
sabah 30 dakika içinde hazırlanıp öylesine giyinmeme rağmen:)
bazen ummadığımız zamanlarda ummadığımız kişilerden ummadığımız şekilde tepkiler alabiliyoruz:)
bazen güzel de oluyo bu:)
sabah evden çıkarken kapınıza bırakılan hediye paketi gibi mesela,sürpriz gibi:))
***
uzun zamandır görmediğiniz birini görüp çocuklar gibi sevinmek gibi
***
beyfendiliğin yorgunluk olmadığını bilmek gibi:)
****
gecenin bi yarısı yorgun argın gelip,duş alıp uyumak gibi:)
***
iyi geceler...
haftanın son iş günü ... cuma:)
***
mutlu günlerrr....
